Bülbül
Gel ey Bülbül, oturup beraber ağlaşalım
Sen de mi ayrı düştün sevdandan yaralım
Gözlerinden yaşlar akıyor yanağına
Yıllar mı, yollar mı, eller mi kıydı cananına?
Kanatların büzülmüş kanatların düşmüş
Alevler ortasındaki nedir bu cümbüş?
Dertlerin başında yeller estiriyor
Yüreğinde acılar ortalığı katıp karıyor
Gel Bülbül, biz hep birbirimizdeniz
Baksana gecelerimiz bir, iki garip ikimiz
Ayrı düşmüşüz gönül sultanlarımızdan
Gurbetin acısını yudumlarız an be an
Yollarımız bir, yıllarımız bir, canlarımız tarumar
Geceler yoldaşımız, nefeslerimiz kahır kokar
Peşine takılan sevda ağlatır bizi
Gel Bülbül, beraber söndürelim kederimizi
Gönül bağından gül koparan sevdan nerde?
Yaşlarını ırmak gibi aktıran canan nerde?
Gurbet ellere sürükleyen delibaş yeller
Ana diyarından, hayat bağından koparan diller
Nefesi kesen ve dermansız bırakan bir tutam nazar
Nerdesiniz ey vefasızlar? Şu garipler hep sizi arar
Kurudu dudaklar, bitti gönüller
Yıldızlar oldu ümit tomurcukları fer fer
Ocaklarımız söndü, hayatımız soldu
Gönüllerimiz feryatlar açmış bahçeler oldu
Duyulmuyor şu ağlayışlarımız dağ ve taştan başka
Anladım ki halı bilinmezmiş düşenin yitik aşka
Gel biz erelim, biz çekelim bu keyfi
Çiçek çiçek aydınlatsın sımsıcak yuvalar geceyi
Bizler varsın hep özlemiyle yanalım
Ölmeden ölümün tadına kanalım
Gel ey çileler kuşu! Gel ey acılar Bülbülü!
Beraber sırtlanalım çekilmeyen sevda yükünü
Yolları yokuşları beraber aşalım
Buram buram yaslı gönüllere taşalım
Kimseler korkmasın karanlığın kahredici ıssızlığından
Kimseler korkmasın gecedeki yalnızlığından
Gel beraber oturup ağlaşalım, hem anlatalım
Neyler Mevlam gel beraber seyredelim
Son Güncelleme (Salı, 01 Aralık 2009 17:57)










