Rasgele Fotoğraflar
Sayaç
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün82
mod_vvisit_counterDün128
mod_vvisit_counterBu Hafta629
mod_vvisit_counterGeçen Hafta881
mod_vvisit_counterBu Ay405
mod_vvisit_counterGeçen Ay4226
mod_vvisit_counterTüm Günler27425
Anasayfa Gezi Notları Harcanmış Yıllar

PostHeaderIcon Harcanmış Yıllar

Okuldan  çıkmış içim fotoğraf çekme arzusu ile  kaynamaya başlamıştı..Akşama az kalmıştı.Bu kısa sürede  gidebileceğim   bir yer yoktu.Üstelik hava da gayet kapalı ve soğuktu.Ama illa da bir şeyler çekmeliydim bugün.

 

O vesile ile arabama atladım ve çıktım yola.Direksiyonu Boyabat yoluna doğru çevirdim..Umutsuzca ve öylesine..Belki bir şeyler bulurum düşüncesiyle..

 

Petrolleri geçip yeni açılan  geçide geldiğimde eski yola saptım..Burada Gökırmak ve çeltik tarlalarını çekme imkanım vardı.Amaç buydu.Bu eski yoldan 200-300 metre gidip arabamı  kenara çektim.

 

 

 

 

 

Yolun hemen altına,  çalılıklara doğru indim.Yolu solundaki Gökırmağın kıyısına inmek  istiyordum.Ama inerken birden yüzlerce takvimin  çöp niyetiyle atılmış olduğunu gördüm..Her yer sapasağlam takvimlerle doluydu.Yağmurdan ve güneşten solmuş,  hırpalanmış, yazıları karışmışlardı ancak  çoğu da sapa sağlamdı..


Bu çöp yığını takvimler belki kağıtların zayi olması açısından çok önemliydi ancak benim için daha önemli bir yanı  boşa harcanmış yılların karşımda duruşlarını simgelemesiydi..Bu tablo  bu kompozisyon daha başka nerde karşıma çıkabilirdi ki? Bu  boşa harcanmış yılların daha güzel bir anlatımı var mıydı acaba?

 

 

Bir yol..Ama artık kullanılmaz olmuş bir yol..O yolun kıyısında dikenli çalılıklar ve o çalılıkların arasına atılmış  yüzlerce takvim..Harcanan benim 2006 yılım mıydı bilmiyorum..

 

Ya da harcanan yüzlerce kişinin yılları mıydı onu da biliyorum.Ama şu bir gerçekti ki  zamanın kıymetini  bilmiyoruz hiç birimiz..Durmaksızın geçen her saniyenin her dakikanın ne kadar da değerli olduğunu bilmiyoruz..

 

Gün gelip saniyeleri dakikaları arayacağımızı bilmiyoruz.Ya da  vefalı değiliz..Geçen yıllara, geçen dostluklara, geçen emeklere, verilen sözlere, çekilen acılara hiç vefalı değiliz.Bir kağıdı buruşturup çöpe attığımız gibi  gözümüzü kırpmadan buruşturup atabiliyoruz hepsini bir köşeye.Yazık değil mi?..Oturup düşünmemiz gerekmiyor mu? Bir  kez daha geriye bakmak gerekmiyor mu?

 

Oturdum ben de takvimlere baktım.Onları buraya atanı düşündüm.Sonra  rastgele bir takvimi elime alıp, rastgele  bir  sayfasını açtım..günün sözünde şu yazıyordu “Görmek istemeyenden daha kör kimse yoktur”

 

Yol kıyısına atılmış bu takvimler gibi boşa harcanmış yıllara bakıp ne olduğumuzu ne hale geldiğimizi görmemekten daha büyük körlük  olur mu hiç?.


Sağlığımızın, zamanımızın ve  gençliğimizin kıymetini bilmek  umuduyla..

Son Güncelleme (Salı, 01 Aralık 2009 17:30)

 

Yorum ekle