Cebeci:Pembe Kayalıklar
Kefken ile Cebeci arasında Kovanağzı’ nı geçip tepeyi çıktığınızda sola sapan bir yol olduğunu görürsünüz..
Stabilize olan bu yol gayet kötü, taşları çıkmış, yaz günlerinde tozlu, kış günlerinde çamurlu olmasıyla pek
çok şoförün girmekten çekindiği bir yoldur..İşte bu yola saparsanız bu yol sizi kendisinden çok çok güzel bir
mekana götürür:Pembe Kayalar’ ına..Gerçi en son ki gidişimde yoluna soğuk asfalt çalışması yapıldığını
görmüştüm ancak yine de berbat bir halde idi..
Evet Pembe Kayalar dedik.Karadenize doğru gayet keskin bir burun olarak uzanan bu yarım adanın solunda
Kovanağzı sağında ise Cebeci’nin uzun temiz ve geniş kumsalı vardır..Ama buranın onlar gibi kumsalı
yoktur..Tamamen kayalardan oluşmuştur..Kayalar ve bodur kalmış defne ağaçları.Ve tabi ki adı üzerinde
pembe kayalardan..


Buraya ilk gidenler pembe kayaları görememekten şikayet ederler..Haklılar ..Gri ve siyah kayalardan başka bir
şey göremezsiniz.Tabi batıya doğru yürüyüp denizin içine iyice giren buruna gitmezseniz..Bu uç kısma
gittiğinizde aşağıdaki fotoğraflardan da göreceğiniz gibi katman katman pembe kayaların olduğunu
görürsünüz..Bu kayalar diğerlerine göre gayet yumuşak ve pis kokuludur..Kokusu bana metan gazını
anımsattı.






Pembe kayalar yılın en çok dalga yiyen kısmıdır buraların..Hiç bir zaman dalgaların eksik olmadığı , hatta
devasa dalgaların burada kayalara çarparak metrelerce yükseldiklerini çok kere gördüm. Bu fotoğraf
tutkunlarının asla es geçemeyecekleri bir doğal şölendir.Ve yılın belli zamanlarında mesela ağustos,eylül ekim
ayları ile şubat mart nisan aylarında bu dalga şölenine sizler de şahit olabilirsiniz.Zaten pembe kayalarını benim
keşfetmemin en büyük nedeni de bu devasa dalga patlayışları..



Onun için memleketime döndüğümde kesinlikle uğradığım bir yerdir Pembe Kayaları.. Gerek yazın gerek
kışın ..Hiç fark etmiyor.Dalga fotoğrafı çekmek için buradan daha güzel bir yer bulamazsınız..Özellikle güneşin
batışa geçtiği zamanlarda kayalarda patlayan dalgaların güneşle yaptığı kompozisyonlar bu civarda en güzel
burada karşınıza çıkar..Aşağıya buradan çekmiş olduğum o tür fotoğraflardan bir kaçını koyuyorum..Ve
arşivimde bunlardan çok daha fazlasının olduğunu söylememe gerek yok sanırım.



Pembe kayalar bir yandan bu dalga gösterilerinin yaşandığı mekan olurken bir yandan da güneşin batışının
en iyi izlendiği yer olma özelliğini de taşımaktadır. Yazın serin serin esen deniz meltemlerinin eşliğinde güneşin
batışını buradan izlemek pek çok gerek yöre insanının ve gerek diğer misafirlerin en büyük zevklerinden
biridir..Burada çok kez şahit oldum:İzmit’ e gitmekte olanların yollarını değiştirip buraya gelişlerine.Tabi bu
görsel şovu izlemek için.Güneşin batışına karşı bir bardak çay içmek için.









Bu kayaların bir diğer özelliği ise denize doğru sivri bir çıkıntı yaptıklarından etraflarının gayet derin oluşu.
Dolayısıyla da bol miktarda balık çekmesi..Yaz günlerinde pek çok balıkçı bu güzel mekana eğlenmek, güneşin
batışını izlemek ve dalgaları seyretmek için gelirken yanlarında mutlaka olta da getirirler. Çünkü Kovanağzın’ a
bir boğaz oluşturan bu kıyılarda bol miktarda balık sürüleri olur..Hatta bundan 5 yıl öncesine kadar burada
balık çiftlikleri bile vardı.Bu tesislerin şimdi sadece kalıntıları kalmış..Çok doğal bir barınak olan kayaların
Kovanağzın’a bakan kısmında olan bu tesislerde zamanında palamuttan toriğe kadar pek çok balık
yetiştirildiğini öğreniyorum..


Ve son olarak etrafı gezince bu güzel ve özel yerin aslında bizden çok önceleri tarafından keşfedilmiş
olduğunu anlıyorsunuz.Ve belki de buraya asıl değerini de onlar vermiş..Evet buradan cami kilise gibi büyük
anıtların ve yapıların inşasında kullanılmak üzere büyük kaya blokları kesildiğini görüyorum..Kayaların yapısından
olsa gerek çok sert olmayan 2-3 ton ağırlığındaki kaya bloklarının bir kısmı halen daha burada taşınmayı
bekliyor..





Durup bakıyorum.Bu kaya bloklarının nasıl kesildiğini anlamaya çalışıyorum..Hiç bir bilgim yok..Önce 10
metreye 20x30 metrelik bloklara ayrılmış, sonrasında ise bu bloklar yarım metreye 1 metrelik kısımlara
bölünmüş...Ve bu ilk ayırma kısımlarındaki kesik izi 20 santimetre kadar..Diğerleri ise 10 cm kadar..Bu
bilgilerden bu kayaları her ne ile kesmişlerse ile bu keskinin baya teknolojik bir şey olduğunu anlıyorum..Bu
belki çelik bir halat..Ama o zamanlar çelik icat edilmemişti ki?..İnternette araştırıyorum. Ve bu araştırmam
sonucunda kesme işleminin çelik halatlar ile yapıldığını öğreniyorum..




İşte buraya gelirseniz bir zamanlara tanık olabilirsiniz..Bugün ayakta duran bir çok tarihsel yapının nasıl ayakta
kaldığını, nasıl inşa edildiğini, nerelerden yararlanıldığını görebilirsiniz..O koca kütlelerin kaynağını
öğrenebilirsiniz.Onun için Pembe kayalar benim dünyamda apayrı bir yere sahiptir..Yukarıda da dediğim gibi iyi
bir gün batımı yeridir orası.Orası aynı zamanda iyi bir dalga fotoğrafı çekim yeridir..Balıkçılar için balık tutma,
canı sıkılanlar için kafa dinleme yeri.Patırtıdan gürültüden uzak sadece dalga sesi duymak için tek yerdir
orası..Fotoğrafçılar için diyorum yansıma fotoğrafları ve soyut çalışmaların çekilebileceği en iyi yer burasıdır.




Onun için Kefken’e yolu düşüp de buraya uğramdan geçmek gerçekten çok büyük kayıp olur..Yaz olsun kış
olsun..Hele bir de fotoğrafçıysanız kesinlikle dalga fotoğrafı çekebileceğiniz en iyi yer burasıdır diyebilirim..


Bu gezi yazımızda sizlere kısa da olsa Kefken Kovanağzındaki Pembe kayalardan bahsettik.Bizler inanıyoruz ki
sizler buraya geldiğinizde bizlerden çok daha fazlasını göreceksiniz.Ve belki de bu kayaların pembe rengi size
apayrı duygular verecektir..
Bir başka gezi yazımızda buluşmak ümidiyle
Son Güncelleme (Salı, 01 Aralık 2009 14:40)













Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.