Rasgele Fotoğraflar
Sayaç
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün98
mod_vvisit_counterDün113
mod_vvisit_counterBu Hafta211
mod_vvisit_counterGeçen Hafta590
mod_vvisit_counterBu Ay637
mod_vvisit_counterGeçen Ay2765
mod_vvisit_counterTüm Günler80996
Anasayfa Gezi Notları Akçakoca Bey

PostHeaderIcon Akçakoca Bey

Bu yazımda sizlere İzmit civarının   fetih kumandanı Akcakoca Beyin yatmakta olduğu Babatepesini tanıtmak istiyorum

 

Kandıra, Orhan Bey zamanında 1308-1317 tarihleri arasında “Kocaeli Fatihi” adıyla anılan Akçakoca Bey tarafından Osmanlı
topraklarına katıldı. Akçakoca Bey; (Ö.1328 Kandıra) birçok fetihlerde bulunmuş, Osmanlı Akıncı Beyidir. Aşiret beylerinden
olduğu sanılmaktadır.

 

 

 

 

Akçakoca Bey, Osman Bey’in yakın arkadaşı ve komutanlarındandı. Orhan Bey’e şehzadeliğinde, lalalık yaptı. 1300-1310
arasında, Karasu’dan Karadeniz Ereğlisi’ne kadar uzanan kıyı bölgesinde fetihler yaptı. Bu sırada Orhan Bey’de, O’nun ya
nında savaş deneyimi kazanıyordu. Akçakoca Bey 1320 de İzmit ve çevresini fethetmek için akınlar düzenledi. Sapanca
Gölü kıyılarındaki küçük kaleleri aldı. Burada üslenerek Kandıra’ya akın yaptı. Konur Alp’le birlikte Aydos ve Samandıra
kalelerini Bizanslılar’dan alarak kendi askerlerini yerleştirdi. İzmit‘e yönelik akınlarını sürdürürken, Kandıra yakınlarındaki
Babatepe’de öldü.

 

Zamanında  Bizanslılara karşı vermiş olduğu üstün mücadele ile tarihe geçmiş olan Akçakoca Bey hem bir komutan hem
de bir  bilge idi.Dediğim gibi ömrünü bu civarda kurmuş olduğu beyliğin başında geçiren Akçakoca Bey bugün Kocaeli’nin
Kandıra ilçesine bağlı  Baba Dağında yatmaktadır..Kandıra’dan Kefkene doğru giderken yaklaşık 8.ci  km de  hemen solu
nuzda kalan  bu dağ aynı zamanda doğal park olarak ta korunma altına alınmıştır..İçinde geyik ve ceylanlar vardır..Eğer
tepeye yürüyerek çıkmayı düşünürseniz onlardan biriyle de karşılaşabilirsiniz..

 

 

 

Göğe doğru  dik bir çıkıntı yapan , doğrusu   doldurma ile oluşmuş gibi yaklaşık 500 metre yüksekliğinde olan Baba Dağı Ka
radeniz’e  kıyı olan Kandıranın rakımının  25 metre olduğu düşünülürse  gayet yüksek  bir tepedir..Yaklaşık 30 km öteden
bile bu dağı rahatlıkla görebilirsiniz..Dağ tamamen yeşilliktir..Yani ağaçlarla kaplıdır.Çoğunluğunu gürgen ve  kestane ağaç
ları oluşturmaktadır..Çevre köylüler bu dağdan topladıkları kestaneleri satmakla önemli gelir elde etmektedirler..Buradaki
gür kestane ağaçlarının kestanesi civarda aranan bir çeşittir.

 

 

 

Bu tepenin adı da büyük komutan  Akçakoca’dan hazretlerinden   gelmektedir..Bu dağ bugün  her ne kadar iletişim  aygıt
larının işgal ettiği bir dağ olsa da zamanında  Akçakoca’nın  Bizanslılara karşı mücadelesinde sığındığı doğal  bir kale idi.Buraya
araba ya da yürüyerek çıkabilirsiniz. Yeni  asfaltlanmış yolu  dağı doğudan batıya doğru sararak yeşillikler arasından geçerek 
çıkar. Buraya çıktığınızda   her yere hakim olduğunuzu görürsünüz..Kuzeyinizde Kerpe, Sarısu,  Seyrek, kuzeydoğunuzda
Kefken, Cebeci ve Karadeniz’in  Karasuya doğru uzanan kıyı boyunu rahatlıkla görebilirsiniz..Güneyinde ise son yıllarda bü
yük gelişme gösteren Kandıra vardır..

 

 

Civara hakim olan bu  tepeye çıkıyorum..Hem Akçakoca’nın ruhuna bir Fatiha okumaya hem de civarı seyretmeye..Buraya
en son 10 yıl önce çıkmıştım..Ve o zamanlar burada sadece bir mezar halinde olan Akçakoca şimdi gittiğimde ise  çok güzel
bir anıtla türbelenmişti. Onun  yaşamına uygun ve  bir benzeri olmayan anıt günümüzde sanatsal kaygılar taşımayan  mimari
yapıların dışında  apayrı bir yere sahip olduğu izlenimini veriyordu.

 

 

 

 

Ağucunu göğe açmış  bir şekilde duran anıtın tam ortasında Akçakoca Hazretlerinin mezarı bulunuyordu.Yağan yağmurdan
nasiplenen, vuran güneşten istifade eden  mezar  her tarafı kapalı  türbelerden çok daha anlamlı geldi bana..Üzerine yeni 
dikilmiş güller ile  tarihimizin şanlı sayfalarında imzası bulunan bu  bilge  askere şükranlarımızı sunuyoruz..Ve  bizden beklediği 
hatırlamayı ve  duayı  ediyoruz ona..

 

 

 

 

Anıtın çevresi gayet güzel düzenlenmiş..Ağaçların altına oturaklar konmuş.çevreyi izlemek için  yapılan kulübe tarzı yerden
de hem çayınızı içmeniz hem de  mavi Karadeniz’le büyük bir uyum içinde olan kıyı tatil köylerini izlemeniz  mümkün…Kışın 
Karadenizin  tüm şiddetli fırtınalarını göğüsleyen bu tepeye yazın  serince eser bu  rüzgarlar....Ve insana  doyumsuz zevk
ler verir..Karadeniz kıyısından  kuzey doğuya doğru  baktığınızda 60 km ötedeki Karasu  dağlarını bile rahatlıkla görebilir
siniz bu tepeden.

 

 

 

 

 

 

Ve özellikle bu tepeden Kerpe’yi izlemek çok müthiş oluyor..Yeşillikler içerisinde  tatlı bir koya sahip olan Kerpe bir zaman
lar Kefken’in bir mahallesi iken şimdilerde Kefken’den büyük ve ondan daha gelişmiş bir yer oluverdi..Turizm bu küçük ma
halleyi güzel ve canlı bir  tatil köyüne çevirdi..

 

 

İşte bu Baba Dağından buraları izlemek  gerçekten çok zevkli..Eğer bir gün yolunuz Kefken’e ve Kerpe’ye düşerse Kandıra
’dan çıkıp  yaklaşık 8-10 km sonra  yanına geldiğiniz bu   tepeye mutlaka uğrayınız.Hem bu değerli şahsiyet Akçakoca Efen
dilerinin mezarını ziyaret etmiş olursunuz hem de çevreyi  farklı bir açıdan izlemiş olursunuz..

 

Bir başka gezi yazımızda buluşmak ümidiyle

Son Güncelleme (Pazartesi, 28 Şubat 2011 19:05)

 

Yorum ekle