Rasgele Fotoğraflar
Sayaç
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün98
mod_vvisit_counterDün113
mod_vvisit_counterBu Hafta211
mod_vvisit_counterGeçen Hafta590
mod_vvisit_counterBu Ay637
mod_vvisit_counterGeçen Ay2765
mod_vvisit_counterTüm Günler80996
Anasayfa Gezi Notları Karakaya Kayalıkları

PostHeaderIcon Karakaya Kayalıkları

Yassıalan Köyünün hemen kuzeyinde çok  ihtişamlı bir kayalık vardır..Sanki yer altından yukarı doğru 

fırlamış kayalar kütlesi gibi dururlar...Dik sarp ve ulaşılması güç bu kayalıklara Karakaya Kayalıkları

der çevre köylüler..Kayalıklar doğu batı yönünde uzanır.Bu sarp kayalıklar dikey olarak 300-400

metre  kadar dikey bir yüksekliğe sahiptir..Yassılan köyünün  sırtını dayadığı bu kayalıklar  fotoğrafik

açıdan  özellikle de akşama  güneşinde çok önemli kompozisyonlar oluşturur.

 

 

 

    

                           

 

 

İşte  geçtiğimiz yaz bu sarp ulaşılması çok güç kayalıklara  çıkmaya karar verdim..Kayalıkların güney

kısmı  çıplak ve çok fazla dikti..Ağaçlar ancak eteklerinde vardı ki onlar da bodur  idi..Ama kuzeyi ise

güneyinin tam tresi idi..Dik olmasına dikti ancak ağaçları da gür ve kalabalıktı..Onun için önce

kayalıkları inceledim..Kendime  çıkabileceğim bir  istikamet aradım..Bu çıkışın güney, doğu ve batı kısımdan

olması  mümkün değildi..Bu yönler kayalıkların  aniden yükseldiği , sarp uçurumla oluşturduğu yönlerdi.Onun

için kuzeyden  bir çıkış olmalıydı bu..

 Nihayet göz kararı ile  yolumu belirledim. Hazırlıklarımı yaptım.Yanıma iki  fotoğraf makinemi bir video ameramı

, ayaklık  ve  diğer  lazım olabilecek  alet ve edevatımı alarak Yassıalan köyünün  doğusundan, Yassıalan

göletinin bulunduğu kısma gittim.Buraya kayalıkların arkası diyebilirim.

 

 

Vakit ikindiydi.Zaman kaybına tahammülüm yoktu.Eşyalarımı yüklenerek hemen tırmanışa geçtim.Yamaç çok

dikti.Ancak küçük ağaçlara ve  ağaç dallarına tutunarak  çıkabiliyordum.Ar sıra  kayıp düşüyordum da..Bir z

harfi çizerek önümü görmeden, yani kayalıkların neresine ulaşacağımı bilmeden ilerliyordum..

 

Yükseldikçe manzara da güzelleşiyordu.Kayalıkların kuzeyindeki gür ormanlar yavaş yavaş ayaklarımın altında

kalıyordu.Bir yanda tırmanış, bir yandan fotoğraf çekiş..Ve bir yandan da  kesilen nefesimi  düzeltmek için

oturuş..İşte bu şekilde geçti tırmanışım..Ve nihayet kayalıkların en doğusuna yani en  alçak kısmına

ulaşabildim..Artık bu noktadan itibaren  kayalıkların uzandığı yönde yani doğu batı yönünde  ilerleyecektim..

 

 

 

Çıktığım yer zirve olmamasına rağmen  karşılaştığım manzara  çok güzeldi..Orada oturuyorum..Terden suya

karışmış bedenimin yorgunluğu,  gözlerimin gördüğü manzaranın ihtişamı karşısında umurumda değildi

açıkcası..Ve kayalıkları yakından inceliyorum..Kayalar küçük küçük çakıl taşlarının birleşmesiyle , sıkışmasıyla

oluşmuş, gri ve siyah, çok sert olmayan, ufalanabilen bir yapıya sahipti..

 

 

 

Uzmanı elbette değilim ancak bu kayalıkların   iki tabakanın sıkıştırması ile göğe doğru yükseldiğini

düşünüyorum.. Kayalıkları ufaladığımda içlerinde küçük küçük hayvan ve bitki  fosillerini de gördüm..Onun için

bu doğal yapılar  bence jeoloji ve jeofizik uzmanlarınca incelenmesi gerekir..Kayaklıkların özellikle güney

cephesinde  hava şartlarının neden olduğu erozyonu görmemek mümkün değil.Su ve fırtınalarla aşınmış,

yıkılmış, ufalanmış ve hatta yer yer   çökmüş kayalıklar yaklaşık 1-2 km uzağa kadar  yayılmış.Hatta  çobanların

söylediğine göre bu kayalıklardan koparak  yuvarlanan  büyük kütleli taşlar havyalarına bile zarar vermiş.

Fotoğraflara bakarsanız  bu erozyonu daha iyi görebilirsiniz..

 

 

 

 

Evet bu kısa incelemeden sonra yoluma devam ediyorum.Gittikçe yükselen kayalıklar daha tehlikeli olmaya

başlıyordu.Ama Allahtan kuzey yamacı güneye göre nispeten daha düz ve ağaçlıktı.İlerlerken  bu kısa anda 

bir yandan da bu tepelerde ne tür hayvanlar ve nebatat  olduğunu da belgelemeye çalışıyorum.Birkaç yerde

kumru yuvası  ve sığırcık kuşlarının yuvalarını gördüm..Ve çiçekler..

 

 

 

Ama doğrusu beni en çok etkileyen çam ağaçlarının bu sarp kayalıklar üzerindeki hayata tutunuşları oldu.

Tamamen kayalar üzerinde şu ağaçların bu boylara nasıl ulaştıklarını  düşündüm..Bu zorlu hayata karşı

almamız gereken bir ders niteliğindeydi.Hiç bir zaman pes etmemek yani.Ve sonuçta kazanan olmak..Hayatın

tüm  yıpratıcı  darbelerine karşı  dik durmak.Sabretmek.tutunmak yani.İşte kayalıkların zirvelerinde yaşamayı

başarabilen ağaçların  öyküleri..Meydan okuyan..Özgür ruhlular..Ve  özgürlüğün zirvesinde ölenler..

 

 

 

 

 

Ağır ilerliyorum..Ağır ve dikkatli..Sol yanım  uçurum mu uçurum.Üstelik yükseklik korkusu da  var.Ama nihayet

zirveye varıyorum..İşte o an …Belki de  yaşanabilecek  zevklerin en güzeli..Zirvede olmak..Azmetmek,

planlamak, uygulamak ve başarmak..Sonuç zirvede olmak.Zordur oralara varmak..Çok emek ister.Keşif ruhlu

olmak gerek.Biraz da deli.Gözünü kapayabilmeli insan.Aldırış etmeden yürümeli doğru bildiği yollarda..Başarmak

budur  zannımca..

 

 

 

 

 

Evet  aşağıda Yassıalan ve Durağan..Baraj dahi rahatlıkla görülebiliyor buradan.Batıda Erenköy ve Dereli..

Aşağıda yollar ağaçlar evler minnacık kalmış.Buğday tarlaları arasında kalan ormanlar  çok güzel görüntüler 

oluşturuyor..Yani manzara bir harika..Bir yanda Buzluk Yaylası diğer tarafta Soyuk ormanları..Ve  tam ortada

da Karakaya  kayalıkları..Güneş ufka  iyice yaklaşmış..Serin akşam  esintileri kendini hissettirmeye başlamıştı.

Oysa benim  bu kayalıkların  en batı uçuna  kadar gitmem gerekiyordu.

 

 

 

  

 

 

 

 

 

Onun için hareket ettim.Dediğim yere geldiğimde doğal yollarla oluşmuş kale gibi duran kaya ile

karşılaşıyorum.. Erozyon sonucu  oluşan bu k kaya kalesini fotoğraflıyorum.Ancak yanına gitmem mümkün

değil.Hem uzak hem artık dönme saatim gelmiş..

 

 

 

 

 

 

 

Evet bu gezimde  bir çok güzellik  tattım.Belki de hiç kimsenin  görmediği bölgemizin en güzel yelerinden

birini daha keşfettim..Zirvelerdeki hayatları gördüm.Zirvelerde yaşayanların yalnızlıklarını.. Ve zirvelerden 

aşağılara bakışları gördüm..

 

Durağanın bu nadide  doğal oluşumu bir çok dağcı ve macera severin ilgisini çekebilecek güzellikte.Özellikle bu

kayaylıklara güney cephesinden tırmanmak bence dağcılar için hem  çok  iyi bir eğitim ve hem de çok iyi bir

macera olur.

 


Artı bu  kayalıkların bilimsel açıdan da incelenmesi gerekir.Buraya bir kez daha gitmeyi planlıyorum.O

zirvelerdeki kayalıklardan fosiller toplayıp bunları  üniversitelerden birine göndermeyi..Kim bilir belki de  o

zirvelerin bir zamanlar deniz ile kaplı olduğu ortaya çıkar..Çünkü benim o zaman gördüğüm o kayalıklar içinde

deniz canlılarına benzeyen fosillerin varlığıydı.En kısa sürede kış gelemden belki de  sabah güneşi doğmadan o

zirvelerde günü karşılamaya çalışacağım...

 

Son Güncelleme (Pazartesi, 28 Şubat 2011 18:34)

 

Yorumlar  

 
#1 2010-02-25 18:51
hocam elleınıze ayaklarınıza saglık valla koyumuzu cok guzel fotlar cıkartmısmzınız tşk sunarım herkez adına
 

Yorum ekle