Rasgele Fotoğraflar
Sayaç
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün8
mod_vvisit_counterDün103
mod_vvisit_counterBu Hafta321
mod_vvisit_counterGeçen Hafta800
mod_vvisit_counterBu Ay897
mod_vvisit_counterGeçen Ay4226
mod_vvisit_counterTüm Günler27917
Anasayfa Gezi Notları Kanlıca Mantarı

PostHeaderIcon Kanlıca Mantarı

Durağanın en önemli geçim kaynakları arasında yer alan,kebabıyla   zamanı geldiğinde sofraların vazgeçilmezi

olan,  kızıl rengiyle ormanların  altın süsü , besleyici özelliği ile pek kıymetli bir ğerli bir orman meyvesidir kanlıca

mantarı..

 

Yüzde sekseni orman olan Durağanın yüksek yayladaki ormanlarında özellikle eylül-ekim kasım aylarında görülen

bu mantar  bir Durağanlının asla hayır diyemeyeceği bir orman ürünüdür.Durağanlı onun için saatlerce yol

tepebilir. Durağanlı onun için saatlerce orman orman gezebilir.Durağanlı onun için sabahın köründe ıssız

ormanlara gider,  kurda kuşa aldırmadan   yaprakların arasında  başını kaldırmış bu dostunu saatlerce arayabilir..

 

     

 

Çünkü onun lezzeti, onun görünüşü, onun saklanışı hiçbir mantarda yoktur..O bereketlidir de.Dağ köylülerin

iyi bir geliridir de.Bugün pazarlarda  kilosu 5-10 YTL kadardır.Ve bu   hiç de fazla değildir. İstanbul’daki

Durağanlılar bile bu fiyata rağmen  hasretini çektikleri, onunla büyüdükleri kanlıca mantarını kilolarca gelmekte

olan yakınlarına  ısmarlamaktadırlar.

 

      

 

 

 

Durağanın yüksek yayalarında yetişir.Soyuk ormanlarında, Gerze mezarlığında, Geyikarducu ormanların vs.  Bu

yöreler durağana 20-30 km uzaklıkta ve stabilize yollardan gidilebilen yerlerdir.Üstelik yağmuru da pek eksik

olmaz.Ormanlarda  kurtlar ayılar da vardır ama Durağanlı için bu   hiç de önemli değildir..Hafta sonu geldiğinde

memuru köylüsü, esnafı işini bırakır ormanlara kanlıca mantarı  toplamaya gider.Onu bulmak aramak ta bir

zevktir Durağanlı için..

 

 

 

İşte bu hafta sonu 75.Yıl Cumhuriyet YİBO olarak biz de bu güzel maceraya ortak olmak için bir plan yaptık.

Hüseyin hocamızın önderliğinde yaklaşık  15-20 kişi toplandık ve Geyikarducu tarafına gittik.Bazı arkadaşlar

kendi arabaları ile olmak üzere toplam üç araba yola koyulduk..

 

 

Buzluğun artık asfaltlanmış ama kaza riski artmış yolunda ilerleyerek orman gözetleme kulesinin altına kadar

vardık. Hava çok iyi gözüküyordu.İndik biraz soluklandık.Çevrede böğürtlen,kızılcık,acur ..vs artık ne bulduysak

saldırıverdik..Buralara ilk kez gelen arkadaşlar vardı.onlara önderlik te bize düştü.Ee ne de olsa  buraları artık

bir Durağanlı kadar iyi biliyordum.

 

 

 

 

 

Bu kısa moladan sonra devam ettik.Ben de bir yandan fotoğraf çekmeye.Yaprakların sararmaya durduğu,

müthiş sonbahar karelerinin oluşmaya başladığını gördüm..Bu yıl sanırım geçen yıldan daha çabuk  gelecek

sonbahar.Onun için haftaya bir buzluk ve soyuk ormanları gezisi planladım kafamdan.Çünkü buralarda inanılmaz

güzellikte  yaşanır sonbahar..

 

 

 

 

Bu yollardan geçerek Geyikarducuna vardık.Hedefimiz aslında Gerze mezarlığı denen yerdi ancak havanın

kapatmış olması ve dün buralara çok fazla yağmur yağması nedeniyle burada konaklamaya karar verdik.Yola

çıktığımız anki o güzel hava yerini şimdi sisli soğuk bir havaya bırakmıştı.Ve ne yazık bazı arkadaşlar  biraz

hazırlıksız geldiği için bu kötü koşullarda üşümeye başladı..Benim amacım  mantar toplamak değildi..Çünkü bu

gerçekten çok meşakkatli bir işti.Ben  bu güzel manzarayı yakından  tanımak  bir kez daha içinde bulunmak

amacıyla gelmiştim buraya..

 

 

 

 

 

Hüseyin Hocam ve Mehmet Gazi hocam yanına aldığı birkaç arkadaşla  ormanın derinliklerine doğru kaybolup

gittiler.Geride kalan bizler ise Geyikarducunu gezdik..Yeni arkadaşlar  ve buraya  ilk kez gelenler  gür kayın

ağaçlarına, gürgen ağaçlarına hayran kaldılar..Hele ki biraz sonra sisin çökmesiyle burası inanılmaz   güzel ve bir

o kadar da ürkütücü  oldu..Bol bol fotoğraf çektirdiler.Boyları yaklaşık 30 metreye varan ağaçlara bakarken

başımız döndü adeta..

 

 

 

 

 

 

Ve bir yandan da ızgaralarımızı yaptık.Sis  içinde duman altı olduk Hava iyice  soğumuştu..Mantar toplamaya

gitmeyen  arkadaşlar olarak hareketsiz de kaldığımız için iyice üşümeye başladık Buz gibi sudan

  doldurduğumuz semaverlerimiz  birazdan kaynamaya başladı..Sağ olsun Seyit hocamızın büyük gayretleri ile

ızgaralarımız da hazır oldu.Ancak Hüseyin hoca ve tayfasından haber yoktu..Bizim de dayanacak halimiz

kalmamıştı.Tavuklarımızı bir güzel yedik  çyylarımız yudumladık.

Ondan sonra da hocalarımızı  aradık.Ve nihayet taa 10 km ötede kendilerine ulaşabildik..Mantar sevdasının şu

yaptırdıklarına bakar mısınız?..İnanılmaz bir şey..

 

 

 

 

 

Nihayet idare kadromuza da kavuşunca  hep birlikte   yeni bir ziyafet çektik.Muhammet hocamızın bulduğu

kanlıca mantarlarını köze koyduk..Çok güzel olmuştu.gerçi ben yemedim ama bu benim  bu tada alışık

olmamışlığımdandı.Yoksa Durağanlı arkadaşlar   bu tada bayılmışlardı..Burada çaylarımızı içtikten  sonra biraz da

keyifler yerine gelmişti..Okulumuzun en esprili öğretmeni Kadir Kansu hocamızın eline aldığı kamera ile yaptığı

“belgesel” çekimi tüm arkadaşları  gülmekten kırıp geçirmişti.Doğrusu yanında ona  cep telefonu ile müzik

fonu yapan  Ayşe Hocamızı da unutmamak lazım..

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Buradaki  programımızı  dörtlerde bitirip Buzluğa gitmek için yola koyulduk..Bu tarafa gelip de Buzluk

mağarasına gitmemek, yangın gözetleme kulesine çıkmamak mümkün değildi..Onun için  çok üşümüş de olsa

arkadaşları buraya getirdim..Kimimiz kuleye çıktık..Dürbün ile  Durağanı ve çevreyi  gözledik..Kimimiz de  acur

topladı..Ve son olarak da Buzluk mağarasına gittik.Bir kaç arkadaş  içine girdik.Buzluk mağarasının etrafı da 

sonbaharın renkleriyle çok harika olmuştu.Ama artık zamanımız kalmamıştı..Yavaştan yavaşa dönüş yoluna

geçtik..

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Evet işte bir  gün daha böyle bitti.Kanlıca mantarı ile başlamıştık sözümüze yine onunla bitirelim..Bu güzeli

nimeti her şeye rağmen siz siz olun yanınızda bilen biri olamadan toplamaya kalkmayın..Ve bu kanlıca mantarını

da yine yerli halktan alın..Bu sağlınız için çok  önemli..

Son Güncelleme (Salı, 01 Aralık 2009 14:31)

 

Yorum ekle