Rasgele Fotoğraflar
Sayaç
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün22
mod_vvisit_counterDün106
mod_vvisit_counterBu Hafta441
mod_vvisit_counterGeçen Hafta800
mod_vvisit_counterBu Ay1017
mod_vvisit_counterGeçen Ay4226
mod_vvisit_counterTüm Günler28037
Anasayfa Gezi Notları Sarısu Deresi

PostHeaderIcon Sarısu Deresi

Fotoğraf tutkusu artık iyice içimizi dışımızı sarmış..Artık günü çektiğimi ve çekemediğim

fotoğraflarla ölçer olmuşum..Geçtiğimiz yaz yani 2008 yazında  sırf fotoğraf çekmek için bir bot

aldım..Ve adresler belirledim..Gezebileceğim ve fotoğraf çekebileceğim adresler..Bu adreslere

gittim de.

İlk önce  Sarısu’dan Barganlı’ya deniz kıyısından, ikinci olarak ta  yine aynı bölgede buluna  Sarısu

Deresinde iki güzel  foto gezisi yaptım..Bu yazıda  Sarısu deresindeki fotoğraflarımı paylaşacağım..

 

 

 

 

Sarısu  Kandırayı bilenler için çok malum bir deredir..Genişliği yer yer 50 metre, derinliği 5-10 metre arasında değişen Sarısu balık tutukunları için çok önemli bir deredir..Tatilini  balık tutarak ve denize girerek geçirmeyi düşünenlerin ilk uğraklarından biri burasıdır..Kandıraya yaklaşık 15 km uzaklıkta olan  Sarısu Köyünden  denize dökülen Sarısu Deresi Kandıranın  güneyinde doğmaktadır.Etrafı tarlalıklar ve otlaklıklar ile kaplıdır.Bu tarlalarda özellikle mısır yetiştirildiğini de söyleyelim..

 

Evet  arabanızla Sarısu kıyısına kadar gidebilmeniz mümkün.Zaten çoğu piknikçi ve balık meraklısı buraya çadırlarıyla gelmekte ve balık başında iki gün geçirmekteler.Benim ise hiç bu tür bir zevkim olmadı..Çok çabuk sıkılan biri için balık işi eziyet..

 

Kandırayı Sarısu Köyüne  bağlayan yolun  Sarısu deresi üzerinde buluna köprüden hemen sola derenin kıyısına inen bir  sapak var.Ordan sapıyorum.Ve işte dere kıyısındasınız.Bu kadar basit yani..

 

Buraya vardığımda saat 15:00 gibi idi..Yani fotoğraf çekmek için uygun saatlere geliniyordu.Hazırlıklarıma başladım.İlk önce elbette ki botumu şişirmem gerekiyordu.Arabanın çakmalığına taktığım komprosör ile yaklaşık  20 dakikada botu şişirdim.Doğrusu bundan önce Kamış Gölü Bağırganlı Kıyılarında ki gezimde  başıma gelen derenin ortasında  botun durduk yere inmesi gibi bir durumla karşılaşmamak için  tıkaçları  iyice sıkıştırdım...Ama   her halükarda fotoğraf makinemi su gibi bir  düşmandan korumak için de marketlerde satılan   plastik termosu yanıma almıştım.

 

 

 

Artık botu suya indirmek  zamanıydı..Makinemi  tripodumu ve çay keyfi yaşamak için aldığım termosu yanıma alarak dereye açıldım..Aslında  amacım   hemen hemen bütün sarısuyu gezmekti ama bu da çok büyük zaman istiyordu.Ama en azından şu  2-3 km sini gezsem bu yaz için yeterli olurdu.Zaten fotoğraf için derenin denize dökülen bu kısmı daha cazipti..

 

 

 

Dereye inip denize doğru kürek sallamaya başladım.Dere gayet durgun ve az yosunlu..Derenin sağında solunda balıkçılar olta atmış  mantarların kıpırdamasını bekliyorlardı..Mümkün mertebe onların bu keyfini  kaçırmadan usulca  çektim kürekleri..

 

 

 

 

İlerde yoldan geçerken gördüğüm ve hep merak ettiğim suya doğru adeta secdeye kapanmış meşe ağacının yanına varıyorum.Ve içine giriyorum..Bu çok değişik ve güzel bir  andı.Fotoğraflar çekiyorum..Ama keşke kayığı   kontrol altında tutabilecek biri daha olsaydı yanımda diye de iç geçiriyorum.

 

 

 

Bu ağaçdan ilerde bir tane daha var.O da meşe ve o da dereye doğru sanki bir avuç su almak için eğilmiş.Ve bu ağaçın tam karşısında da  çok güzel bir ev var.Dereye sıfır.Gerçi kışın bodrum katının su altında olduğunu da görmüştüm.ancak yine de özellikle yaz günlerinde insan keşke diye eve özeniyor..Bu biraz da şans..

 

 

 

 

 

 

 

 

Kürek çekmeye devam ediyorum..Denize doğru yaklaştıkça  dere daha bir genişliyor.Sazlıklar artıyor.sağımdan solumdan geçen  zıplayan balıklar görüyorum.Ancak ne yazık hiç birisini fotoğraflayamıyorum..Ancak  büyük bir kavis çizen dere burada güzel  fotoğrafik malzemeler veriyor insan.Balıkçılar, balıkçıllar ve  dere kuşları..Artı dereye doğru uzanmış   kamış kökleri..

 

 

 

 

 

 

 

 

Şu aşağıdaki fotoğraflara bakar mısınız?..Bir kamış nasıl  çoğalıyor şimdi anlıyor musunuz? Derenin ortasında    tutunacak limanlarını arayan iki küçük kamış filizi.Bir şekilde   kopmuş-ki belki onlar da zaten bunu istiyordu- ve kendilerini  derenin  akıntısına bırakmışlar,  artık nereye giderlerse..Hayatta kalmak, hayatı devam ettirmek için  yapılanlar..Şu Allahın  işine bakın..Bitkiler bile hayvanlar gibi gerektiğinde hareket edebiliyor, insanlar gibi gerektiğinde göç edebiliyorlar..O küçük kamışlar bana bir şeyler diyor..Onları dinliyorum bir yandan da fotoğraflarını çekiyorum..

 

 

 

 

 Evet  derenin denize  döküldüğü kısma gitmiyorum..Burayı bilen biliyor zaten.Hem yazın derenin denizle ilgisi   kesiliyor.Tabi su  seviyesi düştüğü için.Onun için geri dönüyorum.Vakit de   iyice ilerlemiş.Tam  fotoğraf ışığı  gelmiş.Ancak birden telefonum çalıyor. Eve gitmem gerektiğini söylüyor içişleri bakanı..Yani  buradan şu çıkıyor böyle bir gezi yapacaksanız  cepinizi  kapatın.

 

 

 

 

 

 

Dönerken bir batak ile karşılaşıyorum.Yahu etme eyleme diyorum ama bana öyle böyle bir bakıyor ki..botu üzerine  sürüyorum.Amacım en yakınından en iyi fotoğrafı  almak.Ama kaçıyor. Üstüne gidiyorum..Batarak güneye doğru kaçıyor.O batıyor ben gitmesi muhtemel yöne doğru  kürek çekiyorum.Yani bir oyun oynuyoruz onunla.Ancak öyle bir yer geliyor ki ordan öteye geçmiyor.Ve   batıp  benim gitmesi muhtemel tarafa doğru hareket etmemi bekliyor, ben o tarafa gidince de olduğu yerden çıkıp bu sefer kuzeye doğru kaçmaya başlıyor..

 

 

 

 

 

 

 

Bu güzel kuş ile  dakikalarca böyle oynadıktan ve hemen hemen tüm fotoğrafları çektikten sonra gezimi noktalıyorum..Doğrusu kısa da sürse çok iyi bir gezi oldu benim için bu..Ve siz  bu dereyi merak edenler..Yazın gelirken bu kıyılara yanınıza bir de bot almayı unutmayın..

 

Bir başka  gezide buluşmak üzere…

Son Güncelleme (Salı, 01 Aralık 2009 14:30)

 

Yorumlar  

 
#1 suna 2010-05-22 07:21
bota binerken tripotumu da aldım dediniz.
bu muhteşem fotoğrafları tripotlamı çektiniz hep.
fotoğraflarınız ın hepsi muhteşem.
babaanneden sevgiler.
 

Yorum ekle