Rasgele Fotoğraflar
Sayaç
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün115
mod_vvisit_counterDün113
mod_vvisit_counterBu Hafta228
mod_vvisit_counterGeçen Hafta590
mod_vvisit_counterBu Ay654
mod_vvisit_counterGeçen Ay2765
mod_vvisit_counterTüm Günler81013
Anasayfa Gezi Notları Gönül Köprüsü Yalova:1 .Gün

PostHeaderIcon Gönül Köprüsü Yalova:1 .Gün

 

Yol uzun ..Yol zahmetli ..Ama bambaşka bir heyecan örtüyor hepsini..Bön bön bakıyoruz ..Nereye gittiğimizi bilmeden..Ve ilk kez Durağandan bu kadar uzağa ayrılacaklar var içimizde..Ailesinden ilk kez bu kadar ayrı kalacaklar..Köprüler kurmak için çıktık yola.Yalova’ya gitmek, yeni insanlar tanımak, yeni yerler görmek için ayrıldık.Geleceğe dair yeni dostluklar kurmaktı bizi yollara düşüren.Milli Eğitimin beklide bu zaman kadar yaptığı en güzel projeydi “Gönül Köprüsü Projesi”..


Free Image Hosting at www.ImageShack.us

 

Durağanda kısa bir uğurlama töreninin ardından milli eğitimin minibüsü ile Boyabat Sinop yol ayrımına kadar geldik.Burada yaklaşık bir saat bekledikten sonra Sinop’ tan kalkan gönül köprüsü otobüslerine bindik.Ben ikinci otobüsün sorunlusuydum ve ona bindim haliyle. Otobüste kırk öğrenci iki öğretmen arkadaş ve bir sponsor Turkcell’in elemanı daha vardı..Boyabat’tan hareket saatimiz 11:00 di ve bundan sonra hayli yorucu ve hayli uzun bir yolculuktan sonra nihayet akşam saat 20:00 civarı Yalova’ya vardık.


Free Image Hosting at www.ImageShack.us

 

Free Image Hosting at www.ImageShack.us

 

 

Doğrusu ilk izlenim önemlidir deriz ya gerçekten öyle..Daha otobüslerimiz lisenin önüne yaklaşırken Yalovalı ev sahiplerinin heyecanla yola doğru çıkmaları, fotoğrafçı ve kameramanların sanki apayrı bir ülkeden gelen turistleri karşılarmışçasına otobüse koşuşları bizi çok heyecanlandırdı.Bu bize bu gönül dostlarının ne kadar değer verdiğinin apaçık gösterirsiydi.Ki bunu sonraki 6 gün boyunca çok iyi de gözlemledik.Her şeye kusur bulunurdu ama görevli ve görevli olmayan tüm Yalovalı arkadaşların bize karşı göstermiş oldukları yardımseverliğe, misafirperverliği ve hoşgörüye hiçbir kusur bulunamazdı.

Neyse..Lisenin bahçesinde kısa bir karşılama töreni yapıldı.Yalova il milli eğim müdürü bizlere hoş geldin derken biz de temsilci olarak Kadriye Hanımın ellerinden ona Sinop’un simgesi kotra hediyesi vererek hoş bulduk dedik.Sonra 13 minibüse taksim olduk ve kalacağımız yerlere yerleştik.Yanımıza bir de rehber öğretmen verdiler.Bundan sonraki tüm gezilerimizi de bu yeni gruplar ile yaptık.

Free Image Hosting at www.ImageShack.us


Free Image Hosting at www.ImageShack.us

 

Free Image Hosting at www.ImageShack.us

 

Sinoptan buraya toplam on beş öğretmen arkadaş gelmiştik.Ancak burada bizi yeniden gruplara böldüler ve benim kaldığım Termal Fen Lisesine 7 arkadaş düştük..Engin BAYRA (Sinop Anadolu Öğretmen Lisesi Müd Yard), Hakan GÜLER (Gelincik İÖO Mat Öğrt.), Levent GÜL (Tangal İÖO Bed.Eğt.Öğrt.) Mustafa ATAMAN (Gerze Teknik ve EML Müd Yard.) Sefer CAN (Cumhuriyet İÖO Sın Öğrt) Erhan ÇOŞKUN(Cumhuriyet İÖO Müd Yard)..Bu arkadaşlar ile 6 günü geçirdiğimiz Termal Fen Lisesinde çok güzel muhabbetler çok güzel saatler geçirdik.Hepimiz Sinop’tan ama farklı farklı okullardan olmamın hiçbir önemi yoktu.Sonuçta hepimiz Sinop’tan uzakta Yalova ellerindeydik.Ve her arkadaşım bir güzelliği ile öne çıktı..Mustafa Hocamın temel fıkraları, Levent Hocanın espirileri, paraşütçü ve akvaryumcu renkli kişiliği , Engin Hocamın titizliği, Hakan Hocamın sempatisi, Sefer Hocamın babacan yaklaşımı ve Erhan Hocamın meraklı kişiliği..Hepsi birbirinden değerli bu öğretmen arkadaşlarım ile tanıştığıma gerçekten çok memnun oldum..

E tabi sadece bu kadar değil.Boyabat Yaşar Topçudan Ömer Faruk Hocam ve Sinop Gelincik İÖO Müdürü Kadriye hanımı da unutmamak lazım..Bu saydıklarım bizim Sinop grubunun değerli öğretmenleriydi.Öte yandan Yalovanın değerli öğretmenlerinden özellikle Sabih Hocamı ve Ayhan Gürbüz hocamı da unutmamak gerek.

Free Image Hosting at www.ImageShack.us

Gezimizin ilk günü Yalova’nın belki de en ilgi çeken Termal ilçesinde bulunan termal kaplıcalarına yaptık.Atatürk köşkünün de bulunduğu burası gerçekten harika bir yerdi.Gür ağaçların altında, doğa ile o kadar uyumlu bir şekilde kurulmuş bir alandı ki ben çok şaşırdım.Bizim evlerimizde saksılarda yetiştirdiğimiz ortancaların burada insan boyutunda olanları ile her taraf donatılmış, şifa niyetine huzur niyetine gelen misafirlerine cennetin köşelerinden adeta bir kaşık ta olsa güzellik sunan bir doğa harikasıydı Termal..Burada Göz dedikleri yerden gözlere sürülen su ile şifa arayanları gördük.E biz de sadece gözümüze sürmedik bu suyu..Tüm yüzümüzü yıkadık.Tüm yüzümüz bulsun istedik bu şifayı.Sonra ayaklarımıza ,iyi gelmesi için hemen yanımızdan akan ırmağa girdik.İlk önceleri insanlar bu ırmağın içinde ne yapıyorlar diye düşünüyordum.Ama suya girince neden burada durduklarını ve neden daha daha da durduklarını anladım.Su sıcaktı.Irmak aktığı boyunca yaklaşık 40 derece sıcaklığında akıyordu.Çocuklar kadınlar yaşlı amcalar bu sıcak suya kah tamamen girerek kah ayaklarını sokarak şifa arıyorlardı.Ben de soktum ayaklarımı o sıcak suya.Ve gerçekten insan hiç çıkmak istemiyor.Ayaklarınız öyle rahatlıyor ki.Öğrendiğime göre Mustafa kemal Atatürk de dinlenmek için bu kaplıcalara geliyormuş zamanında.Burada dinleniyor burada huzur buluyordu.Yani şu cennet köşesinde.

Free Image Hosting at www.ImageShack.us

 

Free Image Hosting at www.ImageShack.us

Free Image Hosting at www.ImageShack.us

Free Image Hosting at www.ImageShack.us

Free Image Hosting at www.ImageShack.us

Free Image Hosting at www.ImageShack.us

Free Image Hosting at www.ImageShack.us

 

 

Free Image Hosting at www.ImageShack.us

Free Image Hosting at www.ImageShack.us

Free Image Hosting at www.ImageShack.us

Free Image Hosting at www.ImageShack.us

Yanımda Boyabat Yaşar Topçu müdür yardımcısı Ömer Faruk Hocam da vardı..Onunla gezdik burayı..Daha önceden buraya gelmişti.Bu onun gibi -benim yanımda olmasından dolayı - benim için bir avantajdı.Onun rehberliğinde ayaklarımıza alacağımız şifayı aldıktan sonra sinüzite ve nefes darlığına iyi geldiği söylen bir başka göze gittik…Burada resmen yerin derinliklerinden gelip dışarıya çıkan buhar vardı.Termal dedikleri buydu yani.Bir nevi içinde su kaynayan ibrikten fışkıran buhar gibiydi burası.İnsanlar gözün önünde bulunan ayak basma yerlerine basarak kafalarını buharın geldiği yere yaklaştırıyor, burundan aldıkları havayı ağızlarından salıyorlardı.Bu şekilde hem sinüzitler açılıyor hem de bronşlar temizleniyordu.Ama sıcaklık çok fazla idi.Dayanmak marifet istiyordu.Marifet ve cesaret..Bu arada yeri gelmişken hayatımda ilk defa burada bu kadar yoğun Arap turistleri gördüm.Gerçi buradaki arkadaşlar depremden önce çok daha fazla olduklarını söylediler ama ben gene de bu kadar yoğun Arap turisti burada ilk kez gördüm..Çoluk çocuk gelmişler.Kah fotoğraf çekiyorlar kah kaplıcalara giriyorlar veyahut ta çay bahçelerinde dinleniyorlardı.Gerçi Arapları plajlarda görmeyi de beklememek lazım..Yani o da işin başka yönü

Dediğim gibi burası şifa arayanlar için birebir..Bronşit ve astım hastalarının uğradığı bu “göz” den sonra mide için içilen “mide suyu” denen yere gidiyoruz.E malum Karadenizli olup ta mide sorunu çekmeyen yoktur.Biz de belki fayda buluruz diye gittik buraya..Bir şadırvanı andıran mavi fayanslar ile döşenmiş iki üç basamak ile inilen mide suyundan hem içtim, hem de yanıma aldım..

Zaten buradaki gezimizin sonu da burasıydı..Ama buraya bir daha mutlaka gelmem gerektiğini beynime kazıdım.Çünkü burası bir saatte iki saatte gezilecek bir yer değil..En az gelip pansiyonlarda ve otellerde bir iki hafta geçirmek gerek..

Free Image Hosting at www.ImageShack.us

Free Image Hosting at www.ImageShack.us

Free Image Hosting at www.ImageShack.us

Free Image Hosting at www.ImageShack.us

Free Image Hosting at www.ImageShack.us

Free Image Hosting at www.ImageShack.us

Free Image Hosting at www.ImageShack.us

Free Image Hosting at www.ImageShack.us

Termalden ayrıldıktan sonra Çınarcıktan Hasanbaba denen mesire yerine çıktık.Çıktık diyorum çünkü burası denizden iç kısımda kalıyordu ve bir tepeydi.Yalova’yı ve Çınarçık’ı ayaklarımızın altına almış gibi olmuştuk.Girişi ücretli-ücretli olmayan nere vardı ki- palamut ve gürgen ağaçları ile kaplı Hasanbaba mükemmel bir yerdi.Gür ağaçların altında oturaklar da vardı oyun alanı da..Tam kafa dinlenecek bir yerdi.Hele ki Çınarcığı Marmara’yı seyretmek gerçekten çok güzeldi..Öğrenciler burada öğlen yemeklerini yediler.Sonra oyunlarını oynadılar. Bazıları da oturaklarda oturup dinlendiler..

Hasanbaba’dan sonra Çınarcığa indik Kısa bir şehir turu atıp sahilde gezdik.Sahil şehir ile iç içe..Genişliği en fazla beş metre..Ve temmuz ayı nedeniyle tıklım tıklımdı.

Free Image Hosting at www.ImageShack.us

 





























Free Image Hosting at www.ImageShack.us


Free Image Hosting at www.ImageShack.us


Free Image Hosting at www.ImageShack.us


Free Image Hosting at www.ImageShack.us


Free Image Hosting at www.ImageShack.us


Free Image Hosting at www.ImageShack.us


Free Image Hosting at www.ImageShack.us


Free Image Hosting at www.ImageShack.us


Free Image Hosting at www.ImageShack.us




Free Image Hosting at www.ImageShack.us



 

Yalova’daki ilk günümüz böyle geçmişti..

İkinci ve üçüncü günlerdeyaşadıklarımızı   ise bir başka yazımızda paylaşmak istiyorum sizlerle...

Son Güncelleme (Perşembe, 30 Eylül 2010 19:23)

 

Yorumlar  

 
#3 2010-12-30 20:09
diğer günleri de paylaşırsanız çok sevinirim....
 
 
#2 2010-12-19 18:07
sevgili adaşım ve meslektaşım yapmış olduğun çalışmalar oldukça profosyenel gayretinizden dolayı tebrik eder başarılarınızın devmını dilerim ..... sefer CAN
 
 
#1 2010-11-14 19:24
sevgli adaşım ve meslekdaşım yapmış olduğun çalışmalar oldukca profosyenel .n çalışmalarınızd an dolayı
ı sizlri tebrik eder başarılarınızın devamını dilerim .
 

Yorum ekle