2010 Güzellikler Bahçesi
2010 un Mayıs ayındayız..Her yılın bu zamanları geldiğinde kesinlikle uğradığım bir yer vardır..Erduası Köyü..Durağana yaklaşık 10 km uzaklıkta Vezirköprü yolu üzerindeki bu köy gelincikleri ile meşhur çok şirin bir köydür.Özellikle de yukarı Erduası Köyü..Kızılırmak Köprüsünü geçip hemen sağa döndükten sonra yaklaşık 3-4 km sonra Yukarı Erduası köyüne geliyorsunuz..Bu köye gelmeden yaklaşık 1 km önce sağ tarafta gelincik tarlaları vardır..Her yılın Nisan ayının sonu mayıs ayının ilk iki haftası buralar adeta kızıla boyanır.Gelincikler göz alıcı renkleriyle baharın, güzelliklerin müjdecileri gibi Erduası’nın tarlalarını süslerler.Bu yıl gelincikleri fotoğraflarken bu şenliklerine en çalışkan böceklerden birisi olan arıların da eşlik ettiğini gördüm.
Mesai saatlerin günümü tamamen kaplamsı nedeniyle artık fotoğraf çekme alışkanlıklarımızı tamamen sabahın erken saatlerine ve akşam saatlerine kaydırmıştım.Bu nedenle bir sabahın beş bucuğunda gittim Erduası’na.. Sabahın nemiyle gelinciklere hücum eden bal arılarının arasında aşağıdaki fotoğrafları çektim..
Doğrusu bu fotoğrafları çekerken çok zorlandım.Bazıları için “ne olacak altı üstü bir fotoğraf” gözüyle baktığı bu fotoğraflar için vazgeçtiğimiz dinlenme saatimiz bir yana kene korkusu, ıslak çayırlıklara uzanıp kımıldamadan saatlerce gelinciklere konan arıları beklemek, arıların konma ve ayrılma anlarını yakalamak adına nefessiz kalışlar …vs gibi zorlukları iliklerime kadar yaşadım..Ama sonuçta her şeye değdi..Bence çok az kimseye nasip olacak fotoğraflar çekmeyi başardım.
Artık ekilmeyen, sahipsiz kalan bu topraklar gelinciklerin yurdu olmuş..Arıların ve onlarca değişik pörtü böceğin yiyecek yurdu olmuş..Kaplumbağasından tırtılına birçok canlı ile karşılaştım bu güzellikler bahçesinde..Her biri nasibi peşindeydi.Her biri Allahın bu kızıl güzellikler ile onlara bahşettiği nimet peşindeydi.2-3 hafta gibi çok kısa bir ömre sahip bu güzellikler bahçesinden herkes nasibini almaya gelmiş gibiydi.Tıpkı bizim gibi.Bizim de nasibimiz aşağıdaki fotoğraflar idi.E tabi bir de yanımıza, beynimize, yüreğimize kazınan görsel estetiğin en uç örnekleriydi.
Ama şunu da söylemeden edemeyeceğim.Elimdeki makine bir çok güzelliği dondurmama yardımcı olduğu halde artık yetersiz geldiğini de iyice anlamış oldum bu son çalışmamda.Anları dondurmada netliği yakalamakta çok zorlandım.Makinem saniyede 3 kare çekiyordu ancak bu şu minnacık ve çok hızlı hareket eden arıları yakalamakta zorlanıyordu..Çok seri ve bol miktarda fotoğraf çekmek zorunda kaldım.Ama öyle ya da böyle aşağıda da gördüğünüz üzere gayet iyi fotoğraflar da çıktı..
Bu fotoğrafların hemen hemen hepsi çok yakın arkadaşlarıma da gösterdiğim üzere fotoğraf makinesinden çıktığı gibidir.Yapılan çok az bir kontrast ve fotoğrafların net ortamına uygun boyutlara getirilmesidir.
Sizleri bu güzellikler bahçesinden değişik günlerde çektiğim fotoğraflar ile baş başa bırakıyorum..
Durağanın her yeri güzel.
Tüm bu güzelliklerin insanlarının hayatına da yansıması dileğiyle..
<-->
Son Güncelleme (Salı, 01 Mart 2011 21:47)




















.jpg)
































































Yorumlar
elinize ayağınıza sağlık süper olmuş hocam baktıkça insanın içi açılıyor resmen.
eğer müsadeniz olursa bu yazınızın bir kısmını alıntı yaparak kendi bloğumda da bu yazıya lik vererek yazı yazmak istiyorum. izniniz var mı hocam? :-)
sağlıcakla kalın.:-)
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.