Buzlukta Kış-2010
Ayrılık vakti yaklaştıkça gezdiğim yerlerin bana söyledikleri de daha bir değerli oluyor...Okulların tatil olduğu bugün Buzluğa doğru baktım..Bulutların ardından güzel yüzünü gösteriyordu bana.. Bu belki de Buzluğun gördüğüm son kışı olacaktı.2006dan beri hr yıl kış aylarında çektiğim ve bir seri olan Buzlukta Kış serisinin 2010 versiyonu için çok iyi bir fırsattı.
O nedenle 20 saat gibi çok kısa bir vakit ayırdım kendime ve son sürat kıvrımlı yollardan geçerek Buzluğa çıktım..Kar zincir takmamı gerektirecek kadar kalın değildi.O nedenle işim rast gitti.ve 15 dakika da Buzluğa vardım..
Dedim ya bu belki de Buzluğun göreceğim son kışıydı.O nedenle hr tarafa çok farklı gözlerle baktım.ağaçlarına, yayla evlerine, çeşmelerine.bu bakışlarım karşılıksız kalmamıştı elbet.Onların bana uzattıkları dost elleri de öyle içten ve samimiydi ki..onların bana alışmış, ben de onlara.Onlar beni çok iyi biliyor ben de onları.Bu açıdan Buzluk yaylasının benim indimde apayrı bir yeri var..
Dedim ya..Onun yazını bilirim.O sıcaklarda esen ılık rüzgarlarını..İlk baharını bilirim.Sabahın nemiyle gözyaşı gibi damlarlın yanaklarından süzüldüğü çiğdemlerini..Ölümün yaklaştığını hatırlatan sararmış yaprakları ile sonbaharını..Ve her şeyi gelinlik gibi örten bembeyaz kışını..Yapayalnız kalmış yayla evlerini ..Kah sağa yatmış, kah sola yatmış dumanı tütmeyen yayla evlerini bilirim...
Buzluk bilmiyorum ama doğa sevgisi içinde olup da buradan hoşlanmayacakların olmadığını düşündüğüm , her mevsim gezilesi , görülesi apayrı bir yer bence.15 dakikalık bir yolculukla bir anda farklı bir iklime geçebildiğiniz bir yer burası.Ya da doğanın kalbine inebildiğiniz diyeyim.İddia ediyorum..Durağanın kuzeyindeki yaklaşık 1000-1200 m yükseklikteki bu yayla bence Durağanın kalbidir.Gür çam ormanlarında bu kalbi de buldum, kalbindeki huzuru da..Güzelliğin olduğu yerde huzur vardır.Huzur da Buzluk Yaylasının her yerinde vardır..
Sıkıldığınızda , üzerinize ağırlık bastığında, birilerinin sizinle çok uğraştığını düşündüğünüzde, kalbinizin sesini dinlemek istediğinizde veyahut ta Durağan gibi bir ilçede sıkıldığınızda(!), başınızı kaldırın ve benim yaptığım gibi gelin Buzluğun ormanlarda gezinin ..Durağanı seyrediniz tepeden ..Birilerinin malı mülkü olduğu halde sahip olamadıkları özgürlüğün tadını siz çıkardın.Korkmayın hiç tehlikesi yoktur buraların..İnsanları gibi tüm yaban hayvanatı da terk etmiş buraları.Neden diye soruyorum kendime? Bu güzel yerler nasıl bırakılır diye düşünüyorum kaç yıldır.Ama cevap bulamıyorum..Ne kurdu kalmış ne kuşu..Hele ki bu kış günlerinde o kadar yalnız,ne kadar ıssız ki Buzluk Yaylası..O nedenle lütfen korkmayın.Alın semaverinizi .Alın arkadaşlarınızı ve kıvrım kıvrım uzanan yollardan dikkatlice geçerek huzura Buzluğa geliniz..
Aşağıda 2010 yılı için çekmiş olduğum Buzlukta kış-2010 fotoğraflarını göreceksiniz..Sizlerden tek ricam lütfen yaşadığınız bu güzel toprakların değerini bilin ve siyaset gibi, mal mülk gibi gelip geçici dünyalık çıkarların paslı kılıçları ile birbirinize saldırmaktan vazgeçiniz..
Saygı ve sevgilerimle..
Son Güncelleme (Cuma, 22 Ocak 2010 21:59)

































































