Rasgele Fotoğraflar
Sayaç
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün78
mod_vvisit_counterDün113
mod_vvisit_counterBu Hafta191
mod_vvisit_counterGeçen Hafta590
mod_vvisit_counterBu Ay617
mod_vvisit_counterGeçen Ay2765
mod_vvisit_counterTüm Günler80976
Anasayfa Foto-Hikayaler Arılar:Polen Savaşları

PostHeaderIcon Arılar:Polen Savaşları

Durağanın bir başka yaylası..

Bayat köyü Yaylası..Burada binbir çeşit çiçek bir arada bulunur..Burayı da tesadü

fen keşfettim..Ve daha önemlisi burada bambaşka bir dünya keşfettim:Arıların polen mücadelelerini..

 

İlk gittiğimde bu güzelim yaylada ne çekilebileceğini düşündüm..Sonra çiçekler arasında gezinirken gözüm

yerdeki çiçekler üzerinde uçuşan arıları farkettim..

 

Hiç durmaksızın o çiçek bu çiçek gezinen birinden kalkıp diğerine konan bu çalışkan hayvancıkların dünyası

aslında çok ilginç olabilirdi..

 

Eğildim, kene korkumu bir yana bıraktım ve bu arıları yakalamaya çalıştım.. Yakalmak derken tabiki nfotoğraf

makinesiyle demek istiyorum..

 

Bu ilk gün doğru dürüst bir şey çekemedim..Çekemememin en büyyük sebebi yetersiz ışıktı..Çünkü ikindi

vakitlerinde makinenin çekim hızı saniyenin 750 de birine kadar inebiliyordu.Ama bu arıları havada yakalamk için

yeterli bir hız değildi..

 

Onun için bir plan yaptım.Evde yanıma çayımı vs alıp ikinci gün havanın da gayet açık ve güneşli olması

nedeniyle aynı bölgeye ışığın en yoğun olduğu saatlerde yani öğle vakitlerinde gittim..Keneye karşı yanıma

arıları ve diğer çiçeklerdeki polen avcılarını çekebilmek için üstüne uzanabileceğim bir naylon parçası da aldım..

 

Kafamda bir takım çekim açısı ve kompozisyonu planları da yapıp yola koyuldum..Yarım saat sonra

Buzluktaydım.. Ummduğum gibi her yer arıydı ve güneş de pırıl pırıldı..Makinemin ISO ayarını artırıp saniyenin

4000 de biri hızına kadar çıkabilecek vaziyete getirdim..Bu makinemin son sınırıydı..Daha sonra bu hızın da

yetersiz olduğunu farkettim..Keşke 1/8000 olsaydı..

 

Yere serdiğim naylonun üzerine uzanıp çekimlere başladım.Bu tamemen sabır işiydi.Güneş beynimi deliyordu..

Çünkü bulunduğum yer çok hafif bir meyille güneye bakıyordu.Ama insan bazen böylesine haz duyduğu işleri

yaparken her şeyi unutabiliyor. Orada biz de kendimizi arıların bu polen savaşına kaptırıp unuttuk..Kendime

geldiğimde aradan tam 5 saat geçtiğini gördüm....Güneşin tüm yakıcılığına, yere uzanıp bir çiçeğe odaklanıp

abartısız hiç kımıldamadan eliniz deklanşörde, gözünüz okülerde tam 15-20 dakika hazırolda beklemek büyük

eziyetti. Ama bu eziyet haz dolu, zevkli mi zevkli bir eziyetti..

 

İşte o çalışmamdan ortaya çıkan fotoğraflar..

 

 

 

 

 

 

 

 

j

 

 

l

 

k

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sonuçta bu güzel günü bir tepede yanımda getirdiğim çayı yudumlayarak bitirdim..

 

 

Bir başka yazıda buluşmak üzere..

 

Son Güncelleme (Çarşamba, 02 Mart 2011 22:41)

 

Yorum ekle