Rasgele Fotoğraflar
Sayaç
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün97
mod_vvisit_counterDün113
mod_vvisit_counterBu Hafta210
mod_vvisit_counterGeçen Hafta590
mod_vvisit_counterBu Ay636
mod_vvisit_counterGeçen Ay2765
mod_vvisit_counterTüm Günler80995
Anasayfa Foto-Hikayaler Bir Eşşoğlunun Hikayesi

PostHeaderIcon Bir Eşşoğlunun Hikayesi

Bir hikaye anlatasım geldi ....

Çektiğimiz onlarca fotoğraftan sadece bir ikisinden bile bence  bir hikaye mutlaka çıkar..Geçenlerde arşivimi kurcalarken aşağıdaki fotoğraflara rastladım..

Gerisini varın siz okuyun..

Evvel zaman içinde kalbur saman içinde..Pireler tellal iken develer...

Ya pardon hikaye demiştik demi..

Tamam..

Çoook uzak olmayan bir köyde eşinden apayrı yaşayan masum, kendi halinde garip mi garip bir eşşeoğlu eşşek vardı..

Bu eşşoğlu eşşeğin günleri buruk sönük sevdiğinden ayrı eziyetler içinde geçiyormuş..

Her taraf yem yeşilmiş ama o yeşillikler içinde koşup oynayamıyormuş..

Oynamayı geçtik istediği gibi gidip bir ağaçın gölgesinde göbeğini kaşıyamıyormuş..



 

 

Bir ip ile bağlıymış ve ayakları elleri toynaklı olduğu için de  ipi çözemiyormuş..

Bağlı olduğu ipten ne etse kurtulamıyormuş..

Sanki bütün ipler onun için üretilmiş sanki bütün ipler onun ayağına dolanmıştı.

Ve  şu güzelim hayat onun için sıkıcı mı sıkıcı bir şekilde geçiyormuş..

Zavallı eşşoğlunun sırtını kaşıyacak bir arkadaşı dahi yokmuş..

Olsa bile onlara da izin vermiyorlarmış.

Ama bir gün bunun da bir çaresini bulmuş bizim dünyanın en güzel gözlü eşşoğlu eşşeğimiz..

Üzerinde gezindiği çimenlerin otların daha doğrusu toprağın onun en iyi dostu olabileceğini farketmiş

Kendisini olduğu gibi bir anda çimenlerin üzerine atıvermiş..





Sırtında ne kadar pörtü böcek varsa hepsini çimlerin üzerine döküvermiş..

Adeta o pörtü böcekler kendisinin dertleriymiş

Sıkıntılarıymış..

Yarinden ayrı kalışların acılarıymış..





O öyle ananırken çimlerin üzerinde adeta bulutlarla sarmaş dolaş gibi oluyormuş..

Sımsıcak bir denizin dalgaları sanki yalıyormuş  sırtını.

Tüm dertlerini alıp gidiyormuş bu  güzelim yeşil dalgalar..





İşte böyle..

Bağlı zincirleri kıramadan..

Bağlı ipleri çözebilen elleri yerine toynakları olunca..

İşte böyle geçiyormuş şu güzelim ilkbahar ayları..




Ve sonra tüm  pörtü ve böceğinden arınmış  ve sıkıntılarından kurtulmuş olarak sevdasına doğru yöneliyormuş.

Ama ona doğru en fazla 20 adım atabiliyormuş..

Ve işte orda kalıyormuş..

Bu her gün böyle oluyormuş..

Ama her defasında da hep aynı yere kadar gidiyormuş..

Daha fazla öteye gidemeyeceğini bile bile..

Ya da daha öteye gidemeyeceğine asla inanmayarak.





 

Yorumlar  

 
#1 2010-06-15 19:34
benim de okuyasım geldi...
fotoğraflarla o güzelim fotoğraflarla
çok hoş.babaanneden sevgiler.
 

Yorum ekle